RFID Teknolojisi
Nesneleri
radyo frekansı aracılığı ile tekil ve otomatik olarak temassız bir
şekilde tanımaya yarayan Radyo Frekanslı Tanıma (RFID) teknolojisi
günümüzde mobil ve kablosuz iletişim teknolojileri içerisinde
kendisine önemli bir yer edinmiştir. Geçmişi eski de olsa, yarı
iletken teknolojisindeki gelişmeler ve maliyetlerin azalması ile bu
teknoloji, farklı endüstrilerde süreçlerin etkinliğini
arttırdığından ve kullanıcılara günlük hayatta ciddi fayda ve
kolaylıklar sağladığından kitlesel uygulamalarda sıkça
kullanılmaktadır.
Lojistik Köy Nedir?
• Ulusal veya
uluslar arası düzeydeki nakliye, lojistik ve eşya dağılımı ile ilgili
tüm faaliyetlerin muhtelif işleticiler tarafından yürütüldüğü belli bir
bölgedir.
• Bu köyler genellikle metropol-lerin dışında, farklı taşıma türleri bağlantılarına yakın olan bölgelerde yer alır.
Lojistik köylerde,
• Taşımacılık
• Depolama
• Elleçleme
• Konsolidasyon
• Ayrıştırma
• Gümrükleme
• İthalat ve ihracat
• Transit işlemler
• Alt yapı
• Sigorta ve bankacılık
• Danışmanlık hizmetleri verilir.
LOJİSTİK KÖYLERİN TARİHSELGELİŞİMİ
•Lojistik köyleri ilk olarak ABD’ de endüstrinin gelişmesiyle doğmuştur.
•İlk örnekleri Fransa’da geniş ölçekte Paris bölgesinde Garanor ve Sagoris’ te oluşturulmuştur.
•90’lı yılların sonuna doğru tüm dünyaya yayılmıştır.
ABD’de “lojistik köy” kavramına “inlandport” denilmektedir. Örneğin Texas’taki Huntsville Limanı içerisinde,demiryolu/karayolu/havayolu taşımacılık türlerini barındıran bir alandır. Burada Huntsville Uluslararası Havaalanı, uluslararası intermodal merkezi ve JetplexEndüstri Parkı yer almaktadır.
• Bu köyler genellikle metropol-lerin dışında, farklı taşıma türleri bağlantılarına yakın olan bölgelerde yer alır.
Lojistik köylerde,
• Taşımacılık
• Depolama
• Elleçleme
• Konsolidasyon
• Ayrıştırma
• Gümrükleme
• İthalat ve ihracat
• Transit işlemler
• Alt yapı
• Sigorta ve bankacılık
• Danışmanlık hizmetleri verilir.
LOJİSTİK KÖYLERİN TARİHSELGELİŞİMİ
•Lojistik köyleri ilk olarak ABD’ de endüstrinin gelişmesiyle doğmuştur.
•İlk örnekleri Fransa’da geniş ölçekte Paris bölgesinde Garanor ve Sagoris’ te oluşturulmuştur.
•90’lı yılların sonuna doğru tüm dünyaya yayılmıştır.
ABD’de “lojistik köy” kavramına “inlandport” denilmektedir. Örneğin Texas’taki Huntsville Limanı içerisinde,demiryolu/karayolu/havayolu taşımacılık türlerini barındıran bir alandır. Burada Huntsville Uluslararası Havaalanı, uluslararası intermodal merkezi ve JetplexEndüstri Parkı yer almaktadır.
LOJİSTİK KÖYLERİN ÖZELLİKLERİ
• Birden fazla taşıma türünün kullanımına olanak sağlaması,
• Dağıtımın tek merkezden ve akıllı depolama sistemlerinin olması,
• Gümrük, Elleçleme, sosyal tesisler,park ve işletmeler için yapıların olması,
• Lojistik köylerin en az 250 hektar alana kurulması,
Lojistik köylerin en önemli işlevi dağıtımın tek merkezden yapılması, akıllı depolama sistemlerine sahip olması ve gümrük işlemlerinin kolayca yapılabilmesidir. 1970’lerde başlayan lojistik köy uygulamaları, dünyanın dört biryanına giderek yayılmaktadır. Lojistik köyler büyümeyi öncelikle bölgesel olarak gerçekleştirmekte ve ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır.Bugün, Avrupa’da sayıları 60’ı geçen ve sürekli yenilerinin planlandığı lojistik köyler yanında ülkemizde de toplam 15 lojistik köy projesi geliştirilmeye çalışılmaktadır.Bir ülkenin kalkınması için ulaşımın altyapısının ve politikalarının önemini kavrayabilen her birey lojistik köylerin ne anlama geldiğini bilebilir. Ülkemizde yapılan lojistik köy uygulamaları hem ülke içi ulaşım altyapılarının intermodal çalışan şekline dönüştürecek hem de sağlanan taşımada ki bu devrimle dış piyasada rekabet gücümüz artacaktır. Ayrıca, trafikte rahatlatmaya yol açmasının yanı sıra şehirlerde ekonomik ve sosyal gelişime de katkı sağlayacak olan bu köyler hem şehir içi trafiği rahatlatacak hem de taşımacılığı hızlandıracaktır. Bu sayede dünyaya kolayca ulaşacak Türk ürünleri, küresel sermaye ile de daha kolay rekabet edebilecektir. Bunun yanında, lojistik köyler uluslararası boyutta da ülke ürünlerinin dünya çapında daha hızlı ve daha kaliteli şekilde dolaşımını olanak sağlayacaklardır.
Lojistik köyde olması gereken özellikler
Lojistik köylerin planlanması ve inşa edilmesindeki en önemli neden, yük hareketine ilişkin tüm faaliyetlerin en iyi şekilde yönetilebilmesidir. Bu bağlamda, bir lojistik köyün ihtiyaçları karşılayabilmesi için çok iyi organize edilmiş alt yapı sistemleri gerekmektedir. Lojistik köy içerisindeki en önemli alt yapı sistemleri, depolar veintermodal/çok türlü terminallerdir. Taşımacının taşıdığı yükün türüne göre farklı depolar şu şekilde sınıflandırılabilir:
− Genel depolar.
− Geniş depolar (lojistik aktiviteler için).
− Demiryolu/karayolu aktarmalarının olduğu depolar.
− Gemilerin yanaşabileceği yükseklikte koyların olduğu depolar.
− Soğutuculu depolar.
− İntermodal terminali (Karayolu /demiryolu).
− Çoklu türlü terminali (demiryolu/karayolu/iç suyolları/deniz taşımacılığı).
Ancak alt yapı sistemleri tek başına yeterli değildir. Lojistik köy bu alt yapı sistemleri ile verdiği hizmetlerin uyuşmasıyla performansını yükseltebilir. Bu hizmetler şu şekilde sıralanabilir:
− Gümrük hizmeti.
− Banka/postane/telefon hizmetleri /otobüs hizmetleri (lojistik köye ve lojistik köyden ulaşım için).
− Park ve yükleme/boşaltma işlemleri için gerekli alanlar.
− Lokanta/Kafeterya.
− Benzin/Bakım istasyonları vb.
− Ulusal dağıtım hizmeti.
− Uluslar arası dağıtım hizmeti.
− Denizyolu ile taşınan eşyalar için özel hizmetler.
− İdari hizmetler.− Kombine taşımacılık hizmetleri.
− Isısı yüksek eşyalar için özel hizmetler.
− Sınıflandırılmış eşyalar için özel hizmetler.
−Havayolu kargosu için özel hizmetler.
− Şehir içi dağıtım merkezi olma.
• Birden fazla taşıma türünün kullanımına olanak sağlaması,
• Dağıtımın tek merkezden ve akıllı depolama sistemlerinin olması,
• Gümrük, Elleçleme, sosyal tesisler,park ve işletmeler için yapıların olması,
• Lojistik köylerin en az 250 hektar alana kurulması,
Lojistik köylerin en önemli işlevi dağıtımın tek merkezden yapılması, akıllı depolama sistemlerine sahip olması ve gümrük işlemlerinin kolayca yapılabilmesidir. 1970’lerde başlayan lojistik köy uygulamaları, dünyanın dört biryanına giderek yayılmaktadır. Lojistik köyler büyümeyi öncelikle bölgesel olarak gerçekleştirmekte ve ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır.Bugün, Avrupa’da sayıları 60’ı geçen ve sürekli yenilerinin planlandığı lojistik köyler yanında ülkemizde de toplam 15 lojistik köy projesi geliştirilmeye çalışılmaktadır.Bir ülkenin kalkınması için ulaşımın altyapısının ve politikalarının önemini kavrayabilen her birey lojistik köylerin ne anlama geldiğini bilebilir. Ülkemizde yapılan lojistik köy uygulamaları hem ülke içi ulaşım altyapılarının intermodal çalışan şekline dönüştürecek hem de sağlanan taşımada ki bu devrimle dış piyasada rekabet gücümüz artacaktır. Ayrıca, trafikte rahatlatmaya yol açmasının yanı sıra şehirlerde ekonomik ve sosyal gelişime de katkı sağlayacak olan bu köyler hem şehir içi trafiği rahatlatacak hem de taşımacılığı hızlandıracaktır. Bu sayede dünyaya kolayca ulaşacak Türk ürünleri, küresel sermaye ile de daha kolay rekabet edebilecektir. Bunun yanında, lojistik köyler uluslararası boyutta da ülke ürünlerinin dünya çapında daha hızlı ve daha kaliteli şekilde dolaşımını olanak sağlayacaklardır.
Lojistik köyde olması gereken özellikler
Lojistik köylerin planlanması ve inşa edilmesindeki en önemli neden, yük hareketine ilişkin tüm faaliyetlerin en iyi şekilde yönetilebilmesidir. Bu bağlamda, bir lojistik köyün ihtiyaçları karşılayabilmesi için çok iyi organize edilmiş alt yapı sistemleri gerekmektedir. Lojistik köy içerisindeki en önemli alt yapı sistemleri, depolar veintermodal/çok türlü terminallerdir. Taşımacının taşıdığı yükün türüne göre farklı depolar şu şekilde sınıflandırılabilir:
− Genel depolar.
− Geniş depolar (lojistik aktiviteler için).
− Demiryolu/karayolu aktarmalarının olduğu depolar.
− Gemilerin yanaşabileceği yükseklikte koyların olduğu depolar.
− Soğutuculu depolar.
− İntermodal terminali (Karayolu /demiryolu).
− Çoklu türlü terminali (demiryolu/karayolu/iç suyolları/deniz taşımacılığı).
Ancak alt yapı sistemleri tek başına yeterli değildir. Lojistik köy bu alt yapı sistemleri ile verdiği hizmetlerin uyuşmasıyla performansını yükseltebilir. Bu hizmetler şu şekilde sıralanabilir:
− Gümrük hizmeti.
− Banka/postane/telefon hizmetleri /otobüs hizmetleri (lojistik köye ve lojistik köyden ulaşım için).
− Park ve yükleme/boşaltma işlemleri için gerekli alanlar.
− Lokanta/Kafeterya.
− Benzin/Bakım istasyonları vb.
− Ulusal dağıtım hizmeti.
− Uluslar arası dağıtım hizmeti.
− Denizyolu ile taşınan eşyalar için özel hizmetler.
− İdari hizmetler.− Kombine taşımacılık hizmetleri.
− Isısı yüksek eşyalar için özel hizmetler.
− Sınıflandırılmış eşyalar için özel hizmetler.
−Havayolu kargosu için özel hizmetler.
− Şehir içi dağıtım merkezi olma.
3. Parti Lojistik ( 3PL) ve 4. Parti Lojistik
3.Parti Lojistik
(3PL)
Öncelikle neden 3.parti denildiğini açıklamak gerekirse;
Öncelikle neden 3.parti denildiğini açıklamak gerekirse;
o 1.parti :
Üretici, imalatçı, gönderici, toptancı vb malın ve/veya hizmetin üreticisidir.
o 2.parti
:Birinci partinin doğrudan müşterisi veya akışa göre tedarikçisi olan
işletmedir.
o 3.parti
:Dolayısıyla bu iki taraf arasındaki mal ve hizmet akışına giren şirkettir
Üçüncü parti
lojistik, bir şirketin malzeme yönetiminin veya ürün dağıtımının kısmen veya
bütünüyle başka bir şirkete verilmesidir.
Başka bir tanımla üçüncü parti lojistik, bir organizasyonda geleneksel
olarak yürütülen lojistik faaliyetlerinin dış kaynak tarafından
gerçekleştirilmesidir. Üçüncü taraf olarak gerçekleştirilen bu faaliyetler,
süreçlerdeki tüm aktiviteleri kapsayabileceği gibi çoğunlukla seçilen belirli
aktiviteleri de kapsayabilir.
4.Parti Lojistik (4PL)
Dördüncü
parti lojistik, müşterilerine kapsamlı tedarik zinciri çözümleri sunmak için
kendi organizasyonunun kaynaklarını, yeteneklerini ve teknolojisini, üçüncü
taraf lojistik(3PL) şirketleriyle bir araya getiren ve tüm zincirin tasarımını
ve yönetimini üstlenen şirketlerdir.
Dördüncü parti lojistik
kavramı, üçüncü parti lojistik firmalarının yetersiz kalması
nedeniyle1990’lardan sonra lojistik sektöründe görülmeye başlandı. Genelde
taşıma ve depolama gibi belli alanlara yoğunlaşan üçüncü parti lojistikçilerin,
işletme ve kurumların karmaşık lojistik gereksinimlerine cevap veremez oldular.
Bu açığı kapatmak maksadıyla 4PL,
karmaşık lojistik zincirinin çözümleri üzerine uzmanlık seviyesinde hizmet
verir. Esasen üçüncü parti lojistik uygulama ve yürütme bazlı konular üzerinde
yoğunlaşırken 4PL yöneticileri ve danışmanları ise stratejik ve teknoloji
destekli konulara yoğunlaşır.
3PL ile 4PL’ nin
Karşılaştırılması
3.parti hizmet sağlayıcılar, riskleri ancak üstlendikleri
hizmetlerin kalitesi ile doğru orantılı olarak kendi performanslarının iyiliği
ve kötülüğü ölçüsünde bir ödül ceza sistemine göre alırlar.
Halbuki 4. parti’ deki risk; hizmet
sağlayıcıyla hizmetten faydalananı eşit oranda etkileyen bir risktir. Aynı
orantıda, hizmet sağlayıcının, dolayısıyla performanstan öte, direk verilen
hizmetin, yapılan işin sonucuyla birebir orantılı bir risktir.
Dolayısıyla 4. parti’ deki risk, 3.parti
hizmet sağlamadaki riskten çok çok farklı; direk yapılan işin daha iyi
yapılması ve zincirin son derece organize bir şekilde koordine edilmesinden
geçiyor.
3. parti’nin sunduğu hizmetler,
tedarik zincirinin sadece çok belli başlı, geleneksel halkaları içinde kalmakla
sınırlıdır. Bunlar kısaca taşıma, depolama ve envanter yönetimi gibi
faaliyetlerden oluşmaktadır.
4PL ise bütün bu 3.partileri tedarik
zincirinin tamamında koordineli bir şekilde kulanarak zincirin performansının
artmasını sağlamaktadır.
Günümüz rekabet ortamında
müşterilerine en iyi hizmeti vermeye çalışan şirketlere hizmet kalitesi olarak
3PL şirketleri çözüm ortaklığı sunmaktadır bunun bir ileri aşaması olan 4PL
şirketleri ise bir adım daha ileri gidip tedarik zincirindeki birden çok
halkaya eş zamanlı olarak hizmet vererek tedarik zincirinin performansını
arttırmayı hedeflemektedir.
Yeşil Lojistik
“Lojistik”, modern taşıma sistemlerinin temelinde yer almaktadır ve bir
organizasyon derecesine ve ancak modern teknolojinin meydana getirmiş
olabileceği yük hareketleri üzerinde kontrole işaret etmektedir. Taşıma
endüstrisindeki en önemli gelişmelerden biri haline gelmiştir. Yeşil
kavramı, bir dizi çevresel mesele için nihai amaç olmakla birlikte,
genel anlamda olumlu olarak değerlendirilir. Çevreyle uyumu belirtmek
için kullanılır ve aynı “lojistik” gibi, sisteme son derece faydalı bir
olgudur. İki konsept yan yana getirildiğinde , çevre dostu ve etkin bir
taşıma ve dağıtım sistemini akla getirmektedir.
Her ne kadar, takriben son 10 yıldır yeşil lojistik hakkında epey tartışma olmuşsa da, bu oldu taşıma endüstrisinde çok dar ve spesifik ilgi uyandırmıştır. Daha geniş yorumlar yapma girişiminde bulunulduğunda, “lojistik” ve “yeşillik” amaçları ve hedefleri arasında temel tutarsızlıklar olduğu gösterilecektir.
Yeşil lojistik”, çevreye en az zarar verecek şekilde, lojistik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla, tüm faaliyetlerin çevre üzerindeki olumsuz etkisini ölçmek ve en aza indirmeye çalışmaktır. Bu kavramın ortaya çıkmasının asıl sebebi, özellikle batı ülkelerindeki tüketici bilincidir. Alıcılar, tükettikleri malzemelerin, her geçen gün daha çevreci olmasını istiyorlar ve bu konuda özellikle dünya markası olan firmalara, büyük oranda baskı uyguluyorlar.
Neden Yeşil Lojistik?
Son araştırmalara göre , avrupalıların % 65’ten fazlası iklim değişikliği ve çevresel kirliliği bir tehdit olarak görmektedir. Bu yaklaşım çevreye duyarlı teknolojiler ve çevresel yönetim sistemleri geliştiren şirketlerin ödüllendirileceğini göstermektedir.
Yeşil lojistiğin var olma nedenleri
Çevresel bir politika şirketin kurumsal itibarını artırır.
Tüketiciler, şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirecek yeni bir vizyon geliştirmelerine beklemektedir. Bu durum rekabet avantajı yaratır. Çevre sicilleri daha iyi olan şirketlerin maaliyet ve yükümlülükler konusunda daha az zorluk çıkaracakları düşüncesi ile yatırım için daha çekici hale gelmektedir.
Yeşil lojistiğin gelişimi ve uygulanışı
İnsan emeğinin pek çok diğer alanı ile birlikte, “yeşillik”, 1980 sonlarında ve 1990 başlarında taşıma endüstrisinde bir parola halinde gelmiştir. Bilhassa asit yağmuru ve küresel ısınma gibi geniş anlamda yer bulan meseleler olmak üzere çevre sorunları ile ilgili olarak artan farkındalıktan ileri gelmiştir. Dünya çevre ve kalkınma komisyonu , bir uluslararası eylem amacı olarak çevresel sürdürülebilirliği tesis etmesi ile birlikte, siyasi ve ekonomik arenalarda yeşil konulara önemli destek vermiştir. taşıma endüstrisi, çevresel bozulmaya büyük katkılarda bulunmaktadır. Gelişen lojistik alanı, pek çokları tarafından taşıma endüstrisinin daha çevre dostu bir görünüş sergilemesine yönelik bir fırsat olarak görülmüştür. 1990’ların ilk yılları, çevrenin, lojistik sektörüne nasıl dahil edilebileceğini öne süren çalışma, rapor ve fikirlerle dolup taşmakta iken, 1990’ların “çevrenin on yılı” olacağı belirtilmekteydi.
Geriye dönüp sözü geçen on yıla bakıldığında, lojistik sektörünün çevreye olan ilgisinin, kendini yeni pazar fırsatlarından istifade etme açısından daha belirgin biçimde gösterdiği gözlemlenmektedir. geleneksel lojistik, ileriye doğru dağıtım, yani üreticiden tüketiciye taşıma, depolama, ambalajlama ve stok yönetimi arayışındayken, çevresel hususlar, piyasaları geri dönüşüm ve imhaya açmış; yeni tersine lojistik alt sektörüne yol açmıştır. Bu tersine dağıtım, atıkların ve kullanılan malzemelerin taşınmasını kapsamaktadır. “Tersine lojistik” terimi, geniş ölçüde kullanılırken, “tersine dağıtım”, “ters akışlı lojistik” ve “yeşil lojistik” gibi başka isimler de telaffuz edilmiştir.
Lojistiğin, geri dönüşüme ve zehirli, tehlikeli maddeler dahil her türden atık malzemenin imha edilmesine girmesi, büyük ve yeni bir pazar haline gelmiştir. Birkaç değişken vardır. Evsel atığın geri dönüşüm için ev sakinleri tarafından ayrıldığı önemli bir segment, müşteri yönelimlidir. Bu, pek çok toplumda geniş ölçüde rağbet görmüştür. İkinci bir tip ise, tehlikeli malzemeler dahil geri dönüşümsüz atıkların, bu iş için tayin edilen bölgelere atılmak üzere taşınmasıdır. Kentsel alanlara yakın çöp depolama sahaları seyrekleştiğinden, atıkların, daha uzak mesafelerdeki boşaltım merkezlerine taşınması gerekmektedir. Tersine dağıtımın, geri almanın yanı sıra yeni ürünlerin teslimatı sorumluluğunu da kuruluşun (imalatçı ya da dağıtımcı) aldığı daimi tümleşik bir süreç olması da değişik bir yaklaşımdır. Örneğin Bmw’nin, parçaları tamamen geri dönüştürülebilir olan bir araç tasarlaması gibi.
Lojistik sektörünün çevresel zorunluluklara yanıt verme yöntemi, ticari ve ekonomik zorunlulukları göz önünde bulundurulduğunda beklenmedik değildir. Bununla birlikte, kirlilik, tıkanıklık ve kaynakların tükenmesi gibi önemli sorunları adeta görmezlikten gelmiş olması, lojistik sektörünün, o kadar da yeşil olmadığı anlamına gelmektedir. Temel iki ana sorun, tehlikeli atık imhası ile katı atık imhası olmuştur. bu sorunları, “büyük” veya “azami” öneme sahiptir. Tanımlanan sorunlardan önem derecesi en düşük olanlar, genel olarak çevreciler merkezi önemde kabul ettiği iki unsur olan tıkanıklık ve arazi kullanımıdır. Çevresel sorunların, lojistik fonksiyonlar üzerinde gelecekteki etkileri ana faktörler olarak, yine atık imha ve ambalajlamadır. tümü kilit lojistik unsurlar olan müşteri hizmetleri, stok kontrolü ve üretim programlamanın, önemsiz çevresel sonuçları olarak ön görülür.
1990’ların sonunda, lojistik sektörünün çevreye olan ilgisinin çoğu tükenmiştir. 21. yüzyılın başında, genel anlamda lojistik sektörünün, yeşil kabul edilmekten hala çok uzak olduğunu akla getirmektedir. En büyük çevresel meşguliyet, ters lojistik olmuştur. Kayda değer sürdürülebilirlik unsurlarından biri olan geri dönüşüm olarak bu önemli bir adımken, çevresel olarak önemli diğer pek çok hususa hiç değinilmemiştir. Taşıma lojistiğinin başarıları, çevreyle uyumlu olup olmadığı sorgulanmıştır.
Her ne kadar, takriben son 10 yıldır yeşil lojistik hakkında epey tartışma olmuşsa da, bu oldu taşıma endüstrisinde çok dar ve spesifik ilgi uyandırmıştır. Daha geniş yorumlar yapma girişiminde bulunulduğunda, “lojistik” ve “yeşillik” amaçları ve hedefleri arasında temel tutarsızlıklar olduğu gösterilecektir.
Yeşil lojistik”, çevreye en az zarar verecek şekilde, lojistik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacıyla, tüm faaliyetlerin çevre üzerindeki olumsuz etkisini ölçmek ve en aza indirmeye çalışmaktır. Bu kavramın ortaya çıkmasının asıl sebebi, özellikle batı ülkelerindeki tüketici bilincidir. Alıcılar, tükettikleri malzemelerin, her geçen gün daha çevreci olmasını istiyorlar ve bu konuda özellikle dünya markası olan firmalara, büyük oranda baskı uyguluyorlar.
Neden Yeşil Lojistik?
Son araştırmalara göre , avrupalıların % 65’ten fazlası iklim değişikliği ve çevresel kirliliği bir tehdit olarak görmektedir. Bu yaklaşım çevreye duyarlı teknolojiler ve çevresel yönetim sistemleri geliştiren şirketlerin ödüllendirileceğini göstermektedir.
Yeşil lojistiğin var olma nedenleri
Çevresel bir politika şirketin kurumsal itibarını artırır.
Tüketiciler, şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirecek yeni bir vizyon geliştirmelerine beklemektedir. Bu durum rekabet avantajı yaratır. Çevre sicilleri daha iyi olan şirketlerin maaliyet ve yükümlülükler konusunda daha az zorluk çıkaracakları düşüncesi ile yatırım için daha çekici hale gelmektedir.
Yeşil lojistiğin gelişimi ve uygulanışı
İnsan emeğinin pek çok diğer alanı ile birlikte, “yeşillik”, 1980 sonlarında ve 1990 başlarında taşıma endüstrisinde bir parola halinde gelmiştir. Bilhassa asit yağmuru ve küresel ısınma gibi geniş anlamda yer bulan meseleler olmak üzere çevre sorunları ile ilgili olarak artan farkındalıktan ileri gelmiştir. Dünya çevre ve kalkınma komisyonu , bir uluslararası eylem amacı olarak çevresel sürdürülebilirliği tesis etmesi ile birlikte, siyasi ve ekonomik arenalarda yeşil konulara önemli destek vermiştir. taşıma endüstrisi, çevresel bozulmaya büyük katkılarda bulunmaktadır. Gelişen lojistik alanı, pek çokları tarafından taşıma endüstrisinin daha çevre dostu bir görünüş sergilemesine yönelik bir fırsat olarak görülmüştür. 1990’ların ilk yılları, çevrenin, lojistik sektörüne nasıl dahil edilebileceğini öne süren çalışma, rapor ve fikirlerle dolup taşmakta iken, 1990’ların “çevrenin on yılı” olacağı belirtilmekteydi.
Geriye dönüp sözü geçen on yıla bakıldığında, lojistik sektörünün çevreye olan ilgisinin, kendini yeni pazar fırsatlarından istifade etme açısından daha belirgin biçimde gösterdiği gözlemlenmektedir. geleneksel lojistik, ileriye doğru dağıtım, yani üreticiden tüketiciye taşıma, depolama, ambalajlama ve stok yönetimi arayışındayken, çevresel hususlar, piyasaları geri dönüşüm ve imhaya açmış; yeni tersine lojistik alt sektörüne yol açmıştır. Bu tersine dağıtım, atıkların ve kullanılan malzemelerin taşınmasını kapsamaktadır. “Tersine lojistik” terimi, geniş ölçüde kullanılırken, “tersine dağıtım”, “ters akışlı lojistik” ve “yeşil lojistik” gibi başka isimler de telaffuz edilmiştir.
Lojistiğin, geri dönüşüme ve zehirli, tehlikeli maddeler dahil her türden atık malzemenin imha edilmesine girmesi, büyük ve yeni bir pazar haline gelmiştir. Birkaç değişken vardır. Evsel atığın geri dönüşüm için ev sakinleri tarafından ayrıldığı önemli bir segment, müşteri yönelimlidir. Bu, pek çok toplumda geniş ölçüde rağbet görmüştür. İkinci bir tip ise, tehlikeli malzemeler dahil geri dönüşümsüz atıkların, bu iş için tayin edilen bölgelere atılmak üzere taşınmasıdır. Kentsel alanlara yakın çöp depolama sahaları seyrekleştiğinden, atıkların, daha uzak mesafelerdeki boşaltım merkezlerine taşınması gerekmektedir. Tersine dağıtımın, geri almanın yanı sıra yeni ürünlerin teslimatı sorumluluğunu da kuruluşun (imalatçı ya da dağıtımcı) aldığı daimi tümleşik bir süreç olması da değişik bir yaklaşımdır. Örneğin Bmw’nin, parçaları tamamen geri dönüştürülebilir olan bir araç tasarlaması gibi.
Lojistik sektörünün çevresel zorunluluklara yanıt verme yöntemi, ticari ve ekonomik zorunlulukları göz önünde bulundurulduğunda beklenmedik değildir. Bununla birlikte, kirlilik, tıkanıklık ve kaynakların tükenmesi gibi önemli sorunları adeta görmezlikten gelmiş olması, lojistik sektörünün, o kadar da yeşil olmadığı anlamına gelmektedir. Temel iki ana sorun, tehlikeli atık imhası ile katı atık imhası olmuştur. bu sorunları, “büyük” veya “azami” öneme sahiptir. Tanımlanan sorunlardan önem derecesi en düşük olanlar, genel olarak çevreciler merkezi önemde kabul ettiği iki unsur olan tıkanıklık ve arazi kullanımıdır. Çevresel sorunların, lojistik fonksiyonlar üzerinde gelecekteki etkileri ana faktörler olarak, yine atık imha ve ambalajlamadır. tümü kilit lojistik unsurlar olan müşteri hizmetleri, stok kontrolü ve üretim programlamanın, önemsiz çevresel sonuçları olarak ön görülür.
1990’ların sonunda, lojistik sektörünün çevreye olan ilgisinin çoğu tükenmiştir. 21. yüzyılın başında, genel anlamda lojistik sektörünün, yeşil kabul edilmekten hala çok uzak olduğunu akla getirmektedir. En büyük çevresel meşguliyet, ters lojistik olmuştur. Kayda değer sürdürülebilirlik unsurlarından biri olan geri dönüşüm olarak bu önemli bir adımken, çevresel olarak önemli diğer pek çok hususa hiç değinilmemiştir. Taşıma lojistiğinin başarıları, çevreyle uyumlu olup olmadığı sorgulanmıştır.
Lojistik Nedir?
Askeri birliklerde, barış ve bilhassa seferi zamanlarda kıtaların taşınması, silah, cephane, gıda ihtiyaçlarının ve sağlık hizmetlerinin karşılanması ile ilgili bölüm. Riyazi mantık (matematiksel mantık) manasına gelir.
Lojistikten bahis açıldığında mevzuun hesaba dayandırılması esastır. Bu sebepten "Lojistiğin hükmü mutlak, tesiri kati’idir" denir. Lojistiği üç ana bölümde tarif etmek uygundur
Lojistik
Milli lojistik: Bir milletin, milli hedeflerine ulaşabilmesi için, kafi derecede insan, ikmal maddesi ve techizata olan ihtiyacını planlaması, temin etmesi ve idame etmesini ihtiva eder.
Jeolojistik: Bir milletin harp gücünü artırmak üzere, başka millet veya milletlerden malzeme yardımı sağlamasına denir.
Askeri lojistik: Milli lojistiğin sağladığı imkanları, askeri harekatı en iyi bir şekilde destekleyecek tarzda sevk ve idare etme sanatıdır.
Diğer bir tarif ile askeri kuvvetlerin barışta ve savaşta sıhhatle harekatı için ikmal ve servisle desteklenmesidir. Lojistik, askerlik ilminin taktik, strateji, istihbarat konuları ile beraber dört temel unsurundan biridir. Lojistik, askeri birliklerin ikmal, yer değiştirme, bakım ile ilgili konularının planlanması ve icraatını içine alır.
Lojistiğin üç ana unsuru vardır. Bunlar: İkmal, nakil ve bakımdır. İkmal, genel manada, devletin milli savunmasına bütçesinden ayırdığı harcama demektir. Teknik gelişmelerle birlikte silahların da modernleştirilmesi, ikmal konusuna girer. Mesela, ABD’nin son yıllarda geliştirdikleri, uzaydan, uzun menzilli nükleer başlıklı füzelerin tahrib edilmesi bir ikmal projesidir. İkmal, küçük birliklerin, silah ve malzeme açısından beslenmesi şeklinde dar manasıyla da geçerlidir.
Nakil, silahlı kuvvetlerin mevcud insan ve malzemesinin, bir yerden diğer bir yere taşınmasıdır. Nakilde bağlantı, kaynaktan kullanılacak yere doğru, okyanus, hava, nehir ve kara yolları ile olur. Sivil nakil vasıtaları, savaş durumunda, askeri teşkilatlara devredilir.
Lojistiğin en mühim unsuru, servistir. Servis konusuna her türlü idari konular, hastane, bütçe temini ve harcaması, fabrikalar, tersaneler, tamir atölyeleri, lojmanlar, spor tesisleri girer. Elektronik bilgi işlem merkezleri ile bu kalabalık iş yükü hafifletilir.
Lojistik, bütün devletlerin orduları için çok önemlidir. Bu sebepten her devlet bu hususta çok titiz davranmaya çalışır. Lojistik; taktik ve stratejik askeri harekatın devamlılığı için, istihbaratla beraber gereklidir. Askeri harekatta taktik ve strateji ne kadar mükemmel olursa olsun lojistik yoksa, her şey kağıt üzerinde, teorik olarak, kalır ve askeri birlikler savaş yapmadan eriyip gider.
Lojistik, devletlerin, iktisadi güçleri ile askeri güçleri arasında idamesi şart olan bir bağdır. Lojistiği meydana getiren bölümler, her savaşta her zaman mevcuttur. Bu bölümlerin görevi, savaşan kuvvetlerin yayılmasını, hareket etmesini sağlamaktır.
Tarihin başarılı komutanları, şüphesiz kuvvetlerinin lojistik bakımdan desteklenmesine özel bir alaka göstermişlerdir. Ne yazık ki birçok asker tarihçiler, lojistik destekle ilgili konulara eserlerinde çok az yer ayırmışlar, strateji ve taktikle ilgili hususlara daha çok ağırlık vermişlerdir.
Mesela, dünyanın üç kıtasında sefer yapmış ve parlak zaferler kazanmış olan tarihte Osmanlı adı ile ün salmış büyük Türk Ordusunun, lojistik destek faaliyetlerine ait derli toplu bir eserin bulunmayışı acı bir gerçektir.
Tarihte, Yavuz Sultan Selim Hanın 80.000 kişilik ordusuyla Mısır’a kadar 2700 kilometrelik bir yolu günde ortalama 26 km süratle geçtiği ve Sina Çölünü günde 45-50 kilometrelik bir hızla 13 günde geçerek Ridaniye Zaferini kazandığı harekatın, lojistiğine ait çok az şey bilinmektedir.
Bir kum deryası, bir yanardağ krateri gibi kaynayan Sina Çölünü, o tarihe kadar (1517) geçen ordu görülmemiştir. Büyük İskender buraya geldiği vakit, askerlerini denizden göndermeye mecbur olmuş, Timur Han Hindistan’ı, İran’ı, Anadolu’yu, Arabistan’ı fethedip Sina Çölüne dayanınca çaresiz kalarak geri dönmüştür. İkinci Dünya Harbinde Hitler, sadece bu çölü geçmek için, 20. asır tekniğiyle, susuz çalışan Wolkswagen motorunu yapmış olmalarına rağmen Yavuz Sultan Selim Hana yetişememiştir. Kuma konan yumurtayı 40 saniyede pişiren bu çölü, 1967 yılında İsrail modern tankları ve vasıtaları
kullanarak zor geçmiş, araç ve tank arızası çok yüksek olmuştur.
Günümüzde meydana gelen teknolojik patlama ile ortaya çıkan yeni silah, araç ve gereçlerin birkaçı hariç hepsi harpte gerçek bir denemeye tabi tutulmamıştır. Bunların tesirlerinin askeri ve ilmi yönden incelenmesi, lojistik desteğinin sağlanması açısından çeşitli problemler ortaya çıkaracaktır. Bunların başında ikmal gelmektedir. Lojistik yalnız ikmal değil, bütün savaş, silah araç ve gereçlerinin öğrenimi ve tecrübesidir.
Dünya devletleri silahlı kuvvetleri, dünya harplerinden edindikleri tecrübelerle daima hazır durumda bekleyen, harp birliklerini andıran lojistik destek birliklerini sevk ve idare eden lojistik komutanlıkları ihdas ettiler. Süper devletlerde ise her kuvvete ait ayrı lojistik destek birlikleri vardır.
Lojistiğin, uzun süreli bir savaşta daha çok önem kazanacağı bir gerçektir. Günümüzde, silahların tahrip gücünün büyük ölçülerde artması karşısında lojistikçilerin karşılaştıkları problemler gitgide daha karmaşık hale geldiği gibi, gelecekteki savaşlarda bu problemlerin daha da zorlaşacağını göstermektedir.
Lojistik bakımdan gelecek harplerinin en korkunç bir yönü de kitle tahrip silahlarının kullanılmasıdır. Sıhhi tahliye ve tedavi, büyük çapta ehemmiyet kazanacaktır. Personel kayıplarını asgariye indirmek için tedbirler sulh zamanında düşünülmelidir. Sivil savunmaya gereken ehemmiyetin verilmesi, halkın nükleer silahlardan korunma konusunda eğitilmesi bir zarurettir.
Silahlı kuvvetler lojistiği, özellikle askerleri ilgilendirdiği kadar milli ekonomiyi ve siyaseti ihtiva eden bir idari meseledir.
Sözlükte "lojistik" ne demek?
1. Modern mantık.
2. Askerlik sanatının, savaşta ya da askeri bir yürüyüşte, yol, haberleşme, sağlık, yiyecek içecek sağlama gibi hizmetleri en etkili bir biçimde oluşturma amacını güden bölümü, logistik.
Lojistik kelimesinin ingilizcesi
adj. logistic
n. logistics
Köken: Fransızca
Lojistikten bahis açıldığında mevzuun hesaba dayandırılması esastır. Bu sebepten "Lojistiğin hükmü mutlak, tesiri kati’idir" denir. Lojistiği üç ana bölümde tarif etmek uygundur
Lojistik
Milli lojistik: Bir milletin, milli hedeflerine ulaşabilmesi için, kafi derecede insan, ikmal maddesi ve techizata olan ihtiyacını planlaması, temin etmesi ve idame etmesini ihtiva eder.
Jeolojistik: Bir milletin harp gücünü artırmak üzere, başka millet veya milletlerden malzeme yardımı sağlamasına denir.
Askeri lojistik: Milli lojistiğin sağladığı imkanları, askeri harekatı en iyi bir şekilde destekleyecek tarzda sevk ve idare etme sanatıdır.
Diğer bir tarif ile askeri kuvvetlerin barışta ve savaşta sıhhatle harekatı için ikmal ve servisle desteklenmesidir. Lojistik, askerlik ilminin taktik, strateji, istihbarat konuları ile beraber dört temel unsurundan biridir. Lojistik, askeri birliklerin ikmal, yer değiştirme, bakım ile ilgili konularının planlanması ve icraatını içine alır.
Lojistiğin üç ana unsuru vardır. Bunlar: İkmal, nakil ve bakımdır. İkmal, genel manada, devletin milli savunmasına bütçesinden ayırdığı harcama demektir. Teknik gelişmelerle birlikte silahların da modernleştirilmesi, ikmal konusuna girer. Mesela, ABD’nin son yıllarda geliştirdikleri, uzaydan, uzun menzilli nükleer başlıklı füzelerin tahrib edilmesi bir ikmal projesidir. İkmal, küçük birliklerin, silah ve malzeme açısından beslenmesi şeklinde dar manasıyla da geçerlidir.
Nakil, silahlı kuvvetlerin mevcud insan ve malzemesinin, bir yerden diğer bir yere taşınmasıdır. Nakilde bağlantı, kaynaktan kullanılacak yere doğru, okyanus, hava, nehir ve kara yolları ile olur. Sivil nakil vasıtaları, savaş durumunda, askeri teşkilatlara devredilir.
Lojistiğin en mühim unsuru, servistir. Servis konusuna her türlü idari konular, hastane, bütçe temini ve harcaması, fabrikalar, tersaneler, tamir atölyeleri, lojmanlar, spor tesisleri girer. Elektronik bilgi işlem merkezleri ile bu kalabalık iş yükü hafifletilir.
Lojistik, bütün devletlerin orduları için çok önemlidir. Bu sebepten her devlet bu hususta çok titiz davranmaya çalışır. Lojistik; taktik ve stratejik askeri harekatın devamlılığı için, istihbaratla beraber gereklidir. Askeri harekatta taktik ve strateji ne kadar mükemmel olursa olsun lojistik yoksa, her şey kağıt üzerinde, teorik olarak, kalır ve askeri birlikler savaş yapmadan eriyip gider.
Lojistik, devletlerin, iktisadi güçleri ile askeri güçleri arasında idamesi şart olan bir bağdır. Lojistiği meydana getiren bölümler, her savaşta her zaman mevcuttur. Bu bölümlerin görevi, savaşan kuvvetlerin yayılmasını, hareket etmesini sağlamaktır.
Tarihin başarılı komutanları, şüphesiz kuvvetlerinin lojistik bakımdan desteklenmesine özel bir alaka göstermişlerdir. Ne yazık ki birçok asker tarihçiler, lojistik destekle ilgili konulara eserlerinde çok az yer ayırmışlar, strateji ve taktikle ilgili hususlara daha çok ağırlık vermişlerdir.
Mesela, dünyanın üç kıtasında sefer yapmış ve parlak zaferler kazanmış olan tarihte Osmanlı adı ile ün salmış büyük Türk Ordusunun, lojistik destek faaliyetlerine ait derli toplu bir eserin bulunmayışı acı bir gerçektir.
Tarihte, Yavuz Sultan Selim Hanın 80.000 kişilik ordusuyla Mısır’a kadar 2700 kilometrelik bir yolu günde ortalama 26 km süratle geçtiği ve Sina Çölünü günde 45-50 kilometrelik bir hızla 13 günde geçerek Ridaniye Zaferini kazandığı harekatın, lojistiğine ait çok az şey bilinmektedir.
Bir kum deryası, bir yanardağ krateri gibi kaynayan Sina Çölünü, o tarihe kadar (1517) geçen ordu görülmemiştir. Büyük İskender buraya geldiği vakit, askerlerini denizden göndermeye mecbur olmuş, Timur Han Hindistan’ı, İran’ı, Anadolu’yu, Arabistan’ı fethedip Sina Çölüne dayanınca çaresiz kalarak geri dönmüştür. İkinci Dünya Harbinde Hitler, sadece bu çölü geçmek için, 20. asır tekniğiyle, susuz çalışan Wolkswagen motorunu yapmış olmalarına rağmen Yavuz Sultan Selim Hana yetişememiştir. Kuma konan yumurtayı 40 saniyede pişiren bu çölü, 1967 yılında İsrail modern tankları ve vasıtaları
kullanarak zor geçmiş, araç ve tank arızası çok yüksek olmuştur.
Günümüzde meydana gelen teknolojik patlama ile ortaya çıkan yeni silah, araç ve gereçlerin birkaçı hariç hepsi harpte gerçek bir denemeye tabi tutulmamıştır. Bunların tesirlerinin askeri ve ilmi yönden incelenmesi, lojistik desteğinin sağlanması açısından çeşitli problemler ortaya çıkaracaktır. Bunların başında ikmal gelmektedir. Lojistik yalnız ikmal değil, bütün savaş, silah araç ve gereçlerinin öğrenimi ve tecrübesidir.
Dünya devletleri silahlı kuvvetleri, dünya harplerinden edindikleri tecrübelerle daima hazır durumda bekleyen, harp birliklerini andıran lojistik destek birliklerini sevk ve idare eden lojistik komutanlıkları ihdas ettiler. Süper devletlerde ise her kuvvete ait ayrı lojistik destek birlikleri vardır.
Lojistiğin, uzun süreli bir savaşta daha çok önem kazanacağı bir gerçektir. Günümüzde, silahların tahrip gücünün büyük ölçülerde artması karşısında lojistikçilerin karşılaştıkları problemler gitgide daha karmaşık hale geldiği gibi, gelecekteki savaşlarda bu problemlerin daha da zorlaşacağını göstermektedir.
Lojistik bakımdan gelecek harplerinin en korkunç bir yönü de kitle tahrip silahlarının kullanılmasıdır. Sıhhi tahliye ve tedavi, büyük çapta ehemmiyet kazanacaktır. Personel kayıplarını asgariye indirmek için tedbirler sulh zamanında düşünülmelidir. Sivil savunmaya gereken ehemmiyetin verilmesi, halkın nükleer silahlardan korunma konusunda eğitilmesi bir zarurettir.
Silahlı kuvvetler lojistiği, özellikle askerleri ilgilendirdiği kadar milli ekonomiyi ve siyaseti ihtiva eden bir idari meseledir.
Sözlükte "lojistik" ne demek?
1. Modern mantık.
2. Askerlik sanatının, savaşta ya da askeri bir yürüyüşte, yol, haberleşme, sağlık, yiyecek içecek sağlama gibi hizmetleri en etkili bir biçimde oluşturma amacını güden bölümü, logistik.
Lojistik kelimesinin ingilizcesi
adj. logistic
n. logistics
Köken: Fransızca
Kaydol:
Yorumlar (Atom)